FUNDA ÖZGÜR-İÇİNDEKİ EŞCİNSEL
Neden yüzüne alaycı bir tebessüm yayılırken gözlerinde kötücül şimşekler çakıyor erkekleri seven bir erkekten bahis açıldığında?
Neden dağarcığındaki en acımasız kelimeleri bulup çıkarmaya çalışıyorsun hemen?
Evli olmadığı bir erkekle sevişen kadını beline kadar kuma gömüp taşlayan bir bedevi gibi davranmanın nedeni ne? Onun içinden geleni yaşama cesaretine öfkelenmen mi yoksa içinde kendine öfkelenerek taşıdığın gizli eşcinsel mi?
Eşcinsellik ya da seni rahatsız eden biçimiyle erkek eşcinselliği bu kadar ‘kötü’ bir şey olabilir mi?
Bir erkeğin kadınları değil de erkekleri sevmesi neden bu kadar eğlendiriyor seni? ‘Eksik’ bulduğundan mı söz ve tavırlarınla alaşağı etmeğe çalışıyorsun onu?
Sen ‘tam’sın da o mu ‘eksik?’
Nasıl bir ‘eksiklik’ bu peki?
Senin en değerli uzantının bir benzerini o da taşıdığına göre bedeninde ve o uzantıyla bir ‘eylem’ gerçekleştirebildiğine göre, onu ‘eksik’ bulmaman lâzım.
Acaba senin rahatsızlığın, söz konusu ‘eylem’in yöneldiği hedefle mi ilgili?
O ‘eylem’in bir ‘ceza’ olduğunu, bu ‘ceza’nın sadece kadınlara verilmesi gerektiğini düşünmen ve senin cinsini ‘cezalandırmasını’ affedememen mi?
O ‘eylem’i ceza olarak görüp görmediğini hiç düşünmedin değil mi?
İtiraz mı ediyorsun şimdi?
Eğer öyle görmüyorsan neden sıradan bir sohbet sırasında şakacıktan veya tekmeli küfürlü bir kavga sırasında sahiden birinci tekil şahıs ağzından savurduğun ‘tehdit’lerde hep bu ‘eylem’ var?
Basit bir ‘ağız alışkanlığı’ mı?
Eğer öyleyse ne zaman yerleşti ağzına?
Sanki ağzında onunla doğmuşsun gibi hatırlamıyorsun değil mi?
Bunu sana, sana hayat veren erkekle beraber cinsinin diğer mensupları öğrettiler.
Çünkü en değerli uzantılarını bir ‘güç kaynağı’ olarak gördüler. Hayatın devamını sağlama açısından doğru bir ‘görüş’tü bu. Ama o ‘güç kaynağı’nın ‘eylem yelpazesi’ne serpiştirdikleri, bir yerden sonra tokat, yumruk, kafa atmaktan farklı değildi.
‘Güç’e tapan ve ‘güç putları’nın vereceği ‘ceza’lara koşulsuz boyun eğen kadının da onayıyla bu ‘eylem’ aynı zamanda bir ‘ceza’ olarak meşrulaştı.
Şimdi sen galiba bir erkeğin başka bir erkeği ‘cezalandırmasını’ bağışlayamıyorsun.
Belki biraz da ‘içindeki eşcinsel’i gizlemeye çalışıyorsun.
İçinde bir eşcinsel olduğunu söyleyen birine kızmamalısın. Çünkü ‘aslında hepimizin biseksüel olduğunu’ söyleyen tıp bilimi. Arzu edersen açıp bu konudaki bilimsel makaleleri okuyabilirsin.
Evet, durum, tamamen hormonlarla ilgili…
Yani herkes gibi sen de içinde bir yerlerde potansiyel bir eşcinsel taşıyorsun.
Ama çoğu kimse gibi sen de bunu kendine itiraf edemiyorsun.
Bu yüzden konuşup duruyorsun.
Bütün erkeklerin en değerli uzantılarıyla sadece kadınların boşluklarını doldurmalarını istiyorsun.
Onlar böyle yaptıkça senin gizli eşcinselliğinin de üstü örtülecek sanıyorsun.
Bu kadar korkmana gerek yok.
Unutma ki ne kadar çok konuşursan ‘hormonlarını’ o kadar ele veriyorsun.
Nasıl eşcinsel olmak kötü bir şey değilse, içinde gizli bir eşcinsel taşımak da kötü bir şey değil.
Zaten kötü olsa da elinden bir şey gelmez. Hormonların, gözlerini ayırıp parmak sallayınca başka türlü çalışmaz.
İstiyorsan gider kendisine dokunulmasını isteyen erkeklere dokunursun kadınlar yerine, istiyorsan bunu yaptığını onlardan gizlemeden hepsine...
Dokunursun ve artık sadece kendisine dokunulmasını isteyen veya buna izin veren erkeklere dokunan erkekleri rahat bırakırsın.
En değerli uzantılarıyla kime, kimlere ‘ceza’ vereceklerine artık karışmazsın.

07.06.2008 TARAF GAZETESİ